MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli kararda 08.10.2010 olarak yazılı suç tarihinin; sanıkların yazı işleri müdürü ve gazete sahibi oldukları gazetenin haftalık yayın yapan yerel süreli yayın olması, bu hususun gazete nüshasındaki künyeden açıkça anlaşılması karşısında, 5187 sayılı Kanun'un 14/1. maddesine göre yazının tebliğ tarihi olan 01.11.2010 tarihinde itibaren üç günden sonraki ilk nüsha olan 08.11.2010 Pazartesi günü olduğu değerlendirilmekle, suç tarihinin yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinde yazılı 15 günlük sürenin, Bölge Adliye Mahkemesinde gidilecek istinaf yolu üzerine verilecek kararlara karşı öngörülen bir temyiz yolu olduğunun Kanun'da açıkça yazılı olması, Anayasa Mahkemesi'nin gerek 2014/1382 numaralı başvuru, gerekse 2014/4987 numaralı başvurular üzerine verdiği kararlarda; ilk derece mahkemesinin kısa kararlarında, bireysel başvuru yoluna başvuran sanıkların yüzüne karşı verilen hükümde, karara karşı 15 gün içinde temyiz yoluna gidebileceklerinin yazılı olduğu, bunun 5271 sayılı CMK'daki temyiz yoluyla 1412 sayılı CMUK'da yazılı temyiz yolu arasında bir çelişki oluşturduğu öngörülmekle, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğinden bahsedilmesi, ancak temyize konu dosyada sanıklar hakkında verilen gerekçeli kararda da kısa kararda da (7) günlük temyiz süresinin açıkça yazılı olduğu, sanıkların Kanun'dan önce kendilerine gelen tebliğ ve tefhim edilen karardan hangi başvuru yoluna ne kadar sürede gidebilecekleri hususunda tereddüt yaşamadıkları, öngörülen bu süre içinde ellerinde olmayan nedenlerle temyiz dilekçesi sunamayacak olan sanıklar için yine 5271 sayılı CMK'nın 39 ila 42. Maddelerinde "eski hale getirme" yönteminin düzenlenmiş olması nedenleriyle tebliğnamede yer alan sanığın temyiz dilekçesinin kabulü gerekeceği düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın, 18.01.2018 tarihinde bizzat kendisine tebliğ olunan gerekçeli kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 26.01.2018 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA 21/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.