MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın kaçak kestiği orman emvalini nakletmekte kullandığı nakil vasıtasının, elden çıkartıldığının anlaşılması ve bu hususta karar verilmemesi karşısında, nakil vasıtası satış bedelinin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında kurulan ilk hükümde sonuç olarak 1000 TL adli para cezasına hükmedilmesi ve bu hükmün sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının lehe temyizi üzerine lehe ve aleyhe olan Kanunların bir bütün halinde uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesi bakımından bozulması karşısında sanığa evvelce tayin edilen 1000 TL adli para cezasının kazanılmış hak olduğu gözetilmeden açıklanması geri bırakılan hükmün sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına karar verilirken sanığa 1 ay 20 gün hapis cezası tayin edilerek CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün 7.ve 8. Fıkraları çıkarılıp 6. fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanığa evvelce tayin edilen 1000 TL adli para cezasının kazanılmış hak olduğu gözetilerek sanığın neticeten 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.