MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
İzmir 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesince verilen 26/09/2008 tarih 2007/164 Esas 2008/310 Karar sayılı hükümler temyiz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nce incelenerek,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2007/164 Esas sayılı dosya ve bu dosya ile sözü edilen sanıklar hakkında birleşen 2008/82, 2008/235, sanık ... hakkında ayrıca birleşen 2007/195, sanık ... hakkında 2007/164 Esas sayılı dosya ve anılan dosya ile birleşen 2008/82 Esas sayılı dosyalardan verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde; Sanıklarla ilgili olarak yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş, olayların niteliğine göre cezayı artırıcı ve indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanıklar ... ve ... müdafilerinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ile Cumhuriyet savcısının sübuta ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1–5846 sayılı Kanun'un 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 143. maddesi ile değişik 81/4. maddesinde “Bandrol yükümlülüğüne aykırı yada bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan veya ticarî amaçla satın alan yada kabul eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.” Hükmüne yer verilmiş ise de, aynı maddenin içtimayı düzenleyen 13.fıkrasında yer alan “Bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi hâlinde, fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmü ve 5728 sayılı Kanun'un 138. maddesiyle değişik 71/1. maddesindeki “Bu kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki hüküm ve aynı yasanın soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75. maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir." ve "Bu kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler." hükümleri dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 234/2. maddesi ve 5846 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'un 140. maddesi ile değişik 75. maddesi gereğince, eserler üzerinde hak sahipleri olan suçun mağdurları davadan haberdar edildikten sonra yasal sürede şikayet hakkı bulunanlardan biri yada bir kısmı tarafından şikayette bulunulması ve hak sahibi olunduğunun ispatlanması halinde lehe yasanın belirlenmesi bakımından 5846 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 5101 sayılı Kanun ile değişik 81. maddesinin 9. fıkrasının 1/b alt bendi ile 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/13. maddesi ve aynı Kanun'un 71/1. madde hükümleri karşılaştırılıp sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden ve 2007/164 Esas sayılı dosya da müştekiler; ... iletişim sistemleri Elektronik San. ve Tic. A.Ş, United international Pictures Filmcilik ve Tic. Ltd. Şti., Warner Bros, Film ve Video San. ve Tic. A.Ş., Özen Filmcilik ve Sinemacılık Türk A.Ş., Sony Computer Entertainment Europe Limet şirketleri adına vekillerinin şikayetinin bulunduğu ve bu dosya ile birleştirilen 2008/82 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak ise müşteki Mü-yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği vekilinin 22.08.2007 havale tarihli şikayet dilekçesinin bulunduğu ve aynı dosyadan hak sahibi olduğunu iddia eden Warner Bross Film ve Video San. ve Tic. A.Ş vekilinin sanıklardan zaptolunan son samuray filmi yönünden davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece 17.04.2008 tarihli oturumda müşteki şirketin katılan olarak davaya kabulüne karar verilmiş bulunduğu da gözetilmeden 5846 sayılı yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5101 sayılı Kanun ile değişik 81. maddesinin 9. fıkrasının 1/b alt bendi ile 5728 sayılı yasa ile değişik 81/4. maddesi karşılaştırması yapılarak lehe olduğu kabul edilen 5846 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
2-2007/164 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak 27.2.2007 tarihinde 1369 sokak no:9 kat:1-2-3 Bit pazarı Çankaya- İzmir adresinde bulunan işyerinde yapılan aramada bandrolsüz ve kopya film CD leri ve DVD leri,müzik CD leri PS-2 oyun CD leri ile çoğaltmada kullanılan doblecater, CD WİRİTER, DVD WİRİTERLER ve bilgisayarlar elegeçirilerek zaptedilmiş, arama sonrasında, Cumhuriyet Savcılığı tarafından işyerinin 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun ile değişik 81. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kapatılmasına karar verilmesinin talep edilmesi üzerine İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.02.2007 gün ve 2007/428 müteferrik sayılı kararı ile dava konusu eşyanın yakalandığı işyerinin 5846 sayılı Kanun uyarınca kapatılmasına karar verilmiş,sanıklar ... ve ... vekillerinin kapatma kararına vaki itirazları reddedilmiş, daha sonra 31.3.2007 günlü kira sözleşmesine dayalı olarak kapatma kararının kaldırılması istekli 05.04.2007 tarihli dilekçe üzerine İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2007 gün ve 2007/485 müt. sayılı kararı ile 28.02.2007 gün ve 2007/428 müt. sayılı kapatma kararı kaldırıldıktan sonra birleştirilen 2008/82 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak müşteki Mü-Yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği vekilinin 22.08.2007 havale tarihli şikayet dilekçesi üzerine aynı işyerinde, 22.8.2007 tarihinde yapılan aramada bandrolsüz ve kopya film CD leri ve DVD leri, müzik CD leri PS-1 ve PS-2 oyun CD leri elegeçirilerek zaptedilmiş, daha sonra birleştirilen 2007/195 Esas sayılı dosya ile ilgili olarak ise 01.10.2007 günü İl Denetim Komisyonunun resmi kayıtlara göre arama tarihi itibariyle sanık ... tarafından işletilen aynı işyerinde yaptığı denetimde toplam 1858 adet korsan CD ve 3000 adet CD kartonet kapak resmi elde edilmiş bulunduğuna göre; sanıkların CD satış yeri olarak faaliyette bulundukları işyerinde anlatılan biçiminde fiili kesinti oluşumundan sonra suç işlemek kararlarının yenilendiği gözetilerek, eylemlerinin ayrı suçlar oluşturduğunun kabulü yerine 2007/164 Esas sayılı dosya ve bu dosya ile birleşen 2008/82 ve 2007/195 Esas sayılı dosyalardaki suçlar zincirleme suç olarak değerlendirilerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca uygulama yapılması, nedeniyle bozulmuştur.
Bozma üzerine yerel mahkemece bozmaya konu ilam incelenip yeniden değerlendirme yapılarak 7. Ceza Dairesinin bozma ilamının (1) no’lu bendine direnilmesine (2) No’lu bendine ise uyulmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun direnme kararını 14.03.2018 tarih ve 2017/19-1034 Esas, 2018/101 Karar sayılı kararı ile ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçe Özel Dairece denetlenmemiş olduğundan, yeni hüküm niteliğinde kabul edip dosyayı temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderdiği gözetilerek yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle; sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan 2007/164 Esas sayılı ana dosya ile bu dosya ile birleştirme kararı verilerek görülen 2008/82 Esas ve sanık ... için 2007/195 Esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından, sanıklar hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine her bir dosya için ayrı ayrı hüküm kurulması,
2- 5846 sayılı Kanun'un 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 143. maddesi ile değişik 81/4. maddesinde "Bandrol yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan veya ticari amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır." hükmüne yer verilmiş ise de, aynı maddenin içtimayı düzenleyen 13. fıkrasında yer alan "Bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71. maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır." hükmü ve 5728 sayılı Kanun'un 138. maddesiyle değişik 71/1. maddesindeki "Bu kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur." şeklindeki hüküm uyarınca, sanıklarda yakalanan dava konusu bandrolsüz eserler ile ilgili şikayetçi ... vekilinin ana dosya ile birleştirilerek görülmesine karar verilen 2008/82 Esas sayılı dosyasına ibraz ettiği belgeler ile hak sahipliğini kanıtladığı ve sanıklardan şikayetçi olduğu gözetilerek, bu hususların dikkate alınması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi bakımından 5846 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 5101 sayılı Kanun ile değişik 81. maddesinin 9. fıkrasının l/b alt bendi ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun'la değişik 81/13 ve aynı Kanun'un 71/1. madde hükümleri karşılaştırarak sanıklar yararına olan Kanun'un belirlenip sonucuna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıklara verilmemesi suretiyle CMK'nın 216/3. maddesine aykırı davranılması
4-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve Sanık ..., Sanık ... müdafii, Sanık ... müdafii ve Sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.