MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu bandrolsüz eserler üzerinde hak sahibi olan şirketin sanıktan şikayetçi olup hak sahibi olduğunu ispatlaması karşısında, sanığın, ticari amaçla iş yerinde bandrolsüz CD bulundurmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-1-b ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 71/1, 81/13. maddelerinde düzenlenen suça uyduğu gözetilerek, suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan yasa hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan hüküm belirlenerek sanığın cezalandırılması yerine 5846 sayılı Kanunun farklı maddesi ile karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklandığı, bu hükümden önce sanık hakkında Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2007 tarih, 2006/500 Esas, 2007/322 Karar sayılı kararı ile atılı suçtan verilen hapis cezasının ertelendiği, bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, bozma sonrası kurulan hükümde hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla; sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesine karar verilmeyerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
Kendini vekille temsil ettiren katılan ... Tic. A.Ş. lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.