Yoklama kaçağı olup 4 ay içinde yakalanmak suretiyle bakaya kalmak suçundan sanık ...'ın 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1-a maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli ve 2015/257 esas, 2016/358 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/03/2018 gün ve 94660652-105-58-729-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2018 gün ve 2018/22764 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Sanık ... hakkında yoklama kaçağı durumuna düşmesinden dolayı Hafik Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü'nün 29/01/2014 tarihli ve 255 esas, 18 sayılı kararı ile 8.646,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın 10/06/2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine yoklama kaçağı kalmaya devam eden sanığın Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesine göre sanık hakkında tanzim edilen idari para cezasında kanun yolu bilgilerinin bulunmadığı gibi tebliğ evrakında da karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmediği, dolayısıyla kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği ve 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kararların Tebliği" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, "idari yaptırım kararı, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararı bulunmadığı ve suçun unsurları oluşmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli ve Esas 2015/257, Karar 2016/358 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında “yoklama kaçağı olup 4 ay içinde yakalanmak suretiyle bakaya kalmak” suçundan dolayı hükmolunan 4 ay hapis cezasının kaldırılmasına, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy