MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık, müdafii hazır olmadan alınan kolluk ifadesinde yüklenen suçu ikrar etmiş ise de, mahkeme huzurunda alınan savunması ile temyize ilişkin beyanlarında iş yerinin kendisi tarafından işletilmediğini, garson olarak çalıştığını ve her baskından sonra sırası ile personelin işleten olmasının istendiğini beyan ettiği, CMK’nun 148/4. maddesinin “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz” şeklinde düzenleme içerdiği ve ceza muhakemesinin amacının da maddi gerçeğe ulaşmak olduğundan, sanık savunmaları uyarınca; iddianamede belirtilen adreste daha önce arama yapılıp yapılmadığı ile yapılmış ise bu aramalarda iş yerinin kimin tarafından işletildiği ile ele geçen tombala makinasının sahibinin kim olduğu hususları tespit edilerek bu kişi veya kişiler hakkında dava açılması halinde mümkünse görülmekte olan dava ile birleştirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekli iken bu hususa uyulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Adli para cezası miktarının neticeten 1.660 TL yerine 1.666 TL olarak belirlenmesi,
3-Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3 numaralı bozma nedeni bakımından alyehte temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy