Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...'ın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/2. maddeleri gereğince 45.200,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 3. İcra Ceza Mahkemesinin 07/03/2017 tarihli ve 2016/1309 esas, 2017/264 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığı tarafından 5941 sayılı Kanun'un 5/1. fıkra 2. cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine oluşan tereddüdün giderilmesi talebi üzerine, cezanın aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 02/02/2018 tarihli ve 2016/1309 esas, 2017/264 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ... 4. İcra Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2018/47 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 21/03/2018 gün ve 2991 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2018 gün ve KYB. 2018-26790 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” şeklindeki ibarenin iptal edildiği,
Her ne kadar 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ise de; söz konusu iptal kararının sanık lehine bir durum ortaya çıkardığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, sanığın hukukî durumun yeniden değerlendirilerek lehe olan, söz konusu iptal kararı sonrası yürürlük kazanan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)(2) az olamaz." hükmü gereğince sanık lehine bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı "karşılıksız çek düzenleme" suçunun 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 6728 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesinde düzenlendiği, suçun faili hakkında binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunacağının madde metninde belirtildiği, "karşılıksızdır" işlemi yapılan çek bedelinin 45.000,00 Tl olduğu göz önüne alınarak yapılan incelemede; sanık hakkında takdiren belirlenen 904 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden günlüğü 50,00 Tl üzerinden hesap edilerek neticeten 45.200 TL adli para cezasına hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olmadığı anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma istemine konu ... 4. İcra Ceza Mahkemesi tarafından verilen itirazın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy