Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanıklar ... ve ...’nin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Manavgat İcra Ceza Mahkemesinin 25/10/2016 tarihli ve 2016/367 esas, 2016/566 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2017/3 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 29/03/2018 gün ve 94660652-105-07-74-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2018 gün ve KYB.2018/27805 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 21/01/2016 tarihli taahhütnamede toplam faiz olarak 4.508,50 Türk lirası belirtilmiş ise de işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan ve borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcının gösterilmediğinden taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
21/01/2016 tarihli taahhütnamede icra takip tarihine kadar işlemiş faizin icra takibinde kesinleşen miktar içerisinde yer aldığı, toplam faiz olarak gösterilen 4.508,50 TL’nin takip tarihi ile taahhüt tarihi arasındaki işlemiş faiz olduğu, taahhüt tarihi ile ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihi arasında işleyecek faizin de 3.556,58 TL olarak gösterildiği ve tahsil harcının da taahhüt içerisinde 9.437,09 TL olarak bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 25/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.