...'ın beraatine dair Tarsus İcra Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/250 esas, 2017/252 sayılı kararına karşı alacaklı vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne ilişkin Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/174 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 29/03/2018 gün ve 94660652-105-33-2620-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/04/2018 gün ve KYB.2018/28485 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Dosya kapsamına göre;
1- 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği halde, Tarsus 2. İcra Müdürlüğünün 2016/2433 sayılı dosyasının incelenmesinde, 06/05/2016 tarihli taahhüt tutanağında belirtilen unsurların ayrıntılı olarak gösterilmediği, anılan taahhütte 158,08 Türk Lirası işlemiş faiz olarak belirtilmiş ise de, bu faizin takip öncesi veya takip sonrası faiz veya her iki dönem faizler toplamı olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığı gibi tahsil harcı olarak 270,20 Türk lirası belirtilmesine rağmen tebligat gideri ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği, diğer taraftan ödeme emrinde ana paranın 6.203,98 Türk lirası belirlendiği ancak taahhütnamede 6.535,37 Türk lirası gösterildiği, bu şekliyle belirsizlik bulunduğu anlaşılan taahhüdün geçerli olmadığının gözetilmemesinde,
2- Kabule göre de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi uyarınca, itirazı yerinde gören merciin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulüne mercii sıfatıyla karar veren Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/174 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre bu aşamada kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy