MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A-)O Yer Cumhuriyet savcısının, 30/11/2017 tarihinde verilen hükme yönelik olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen hüküm tarihinden itibaren bir aylık süre geçtikten sonra sunduğu 11.01.2018 tarihli TEMYİZ İSTEMİNİN, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B-)Sanığa tefhim edilen kısa kararda ve sonradan tebliğ edilen gerekçeli kararda, karara karşı 15 günlük süre içinde temyiz yoluna başvurulabileceği yazıldığından, sanığın 30.11.2017 günlü duruşmada kendisine tefhim edilen kararı, bildirilen süre içinde 13.12.2017 günü temyiz ettiği görülmekle;
Sanığın temyizi yönünden temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5237 sayılı TCK'nın "zincirleme suç başlıklı" 43/1 maddesi;
"...Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır..." şeklinde düzenlenmiştir.
O halde TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma şartları; sanığın bir (aynı) suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, aynı kişiye karşı, aynı suçu birden fazla işlemesidir.
Somut olayda, sanığın sahibi olduğu bayiinin kaşesi ve imzası altında üç farklı katılan aleyhine sonuç doğuracak şekilde, katılanların rızası olmaksızın, farklı tarihlerde abonelik işlemi yapmış olması karşısında, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmaması, dolayısıyla sanığın eyleminin üç farklı suçu oluşturduğu gözetilmek suretiyle sanık hakkında üç farklı kişiye karşı üç farklı tarihte işlediği suç nedeniyle kez ayrı ayrı 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ceza verilmesi gerekirken, sanık hakkında şartları oluşmayan TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz istemi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında yazılı 17.06.2011 tarihinine, suça konu olan ve katılanların rızası dışı hazırlanan diğer iki sözleşmenin tarihleri olan 26.07.2011 ve 27.10.2011 tarihlerinin eklenmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 12.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy