6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a aykırı davranmak suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, anılan Kanun'un 15/1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62. ve 50/1-a. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 14/09/2017 tarihli ve 2016/383 Esas, 2017/320 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/04/2018 gün ve 1472 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 gün ve KYB. 2018-29839 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-6222 sayılı Kanun'un "Spor alanlarına usulsüz seyirci girişi" başlıklı 15/1. maddesinin; "Bu Kanun hükümlerine göre temin edilmiş bileti olmaksızın spor müsabakalarını izlemek amacıyla spor alanlarına giren kişi, adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun spor müsabakalarına seyirci olarak katılmaktan yasaklanmış kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek adli para cezasının miktarı elli günden az olamaz." şeklinde sadece adlî para cezası öngörülmüş olmasına rağmen yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, bahse konu cezanın adlî para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150/1-2. maddesinin; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklinde olduğu, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 30/06/2017 celse tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu anlaşılmakta ise de, avukat aracılığı ile savunmasını yapmak istediğini belirtmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğa müdafii görevlendirilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin kabulü ile Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 14/09/2017 tarihli ve 2016/383 Esas, 2017/320 Karar sayılı kararının CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy