5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2017 tarihli ve 2016/402 esas, 2017/1221 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/04/2018 gün ve 94660652-105-63-1822-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2018 gün ve KYB 2018-31261 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekiye ait 05360167693 numaralı telefon hattına ait 23/09/2011 tarihli abonelik sözleşmesinin müştekinin bilgisi ve rızası dışında şüphelinin yetkilisi olduğu "Destan İletişim-..." isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; atılı suçun işlendiği 23/09/2011 tarihinin sanığın askerlik görevini ifa ettiği 14/09/2010-15/12/2011 tarihleri arasında kaldığına ilişkin sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen "Milli Savunma Bakanlığı" başlıklı belge ile sanığın bahse konu iş yerini 30/11/2009 tarihinde yani suç tarihinden önce kapattığına ilişkin iddia da nazara alındığında, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Uyuşmazlığa konu somut ceza dava dosyası incelendiğinde; suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlenme tarihinin (11/06/2011), “Milli Savunma Bakanlığı” başlıklı belge uyarınca sanığın askerlik görevini ifa ettiği 14/09/2010-15/12/2011 tarihleri arasında kaldığı, sanık müdafii tarafından ibraz edilen Şanlıurfa Vergi Dairesi kayıtlarına göre ise, işi terk tarihinin 30/11/2009 olarak kayıtlara geçtiği görülmüştür. Sanığın suç tarihi itibariyle farklı bir adreste faaliyetine devam edip etmediği de araştırılarak bahsi edilen diğer hususların da birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy