Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle sanığın beraatine dair ...İcra Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/247 Esas, 2017/249 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/172 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/03/2018 gün ve 94660652-105-33-2615-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 gün ve KYB.2018-29822 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 06/05/2016 tarihli taahhütnamede asıl alacak olarak 8.143,84 Türk lirası belirtilmiş ise de, 04/04/2016 tarihli ödeme emrinde asıl alacak miktarının 7.684,01 Türk Lirası olduğu, böylece toplam borç miktarı konusunda tereddüt oluştuğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" şeklindeki 271/2. maddesi karşısında, somut olayda işin esası hakkında karar verme yetkisinin itiraz merciinde olduğu, mahkemesince tamamlanması gereken bir eksiklik bulunmadığı gözetilmeden, merciince itirazın kabulüne karar verildikten sonra itiraz konusu hakkında bir karar verilmemesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/172 Değişik İş sayılı kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre bu aşamada kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy