Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık Zülfikar Ali Arslan'un, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 26/04/2016 tarihli ve 2016/48 esas, 2016/476 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 01/12/2017 tarihli ve 2017/251 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/04/2018 gün ve 94660652-105-07-628-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 gün ve KYB.2018/29821 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle, Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2015/5412 sayılı icra dosyasında düzenlenmiş olan 12/11/2015 tarihli taahhütname ile 13.758,07 Türk lirası gecikme cezası adı altında bir kaleme yer verildiği, bu miktarın işlemiş yahut işleyecek faiz olup olmadığı belirtilmediği gibi, faiz olarak kabul edilmesi halinde ise faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı ayrıca, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, yine takip çıkışı olarak Amerikan doları kabul edildiği ancak toplam alacağın hem Amerikan doları hem de Türk lirası üzerinden ayrı ayrı belirlendiği anlaşılmakla, değinilen hususlar bakımından belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 01/12/2017 tarihli ve 2017/251 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.