http://www......com.tr, http://www.....tr, http://www.....tr ve http://arşiv......com.tr isimli internet sitelerinde yayımlanan "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl hapis", "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl" , "Taciz iddiası ile 3 kişi tutuklandı" ve "Tacizcilere 56'şar yıl" başlıklarıyla yayımlanan yazılar nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden ilgili ... tarafından yapılan yazı içeriklerine erişimin engellenmesi talebinin reddine dair İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2017 tarihli ve 2017/3162 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 17/04/2018 gün ve 4301 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2018 gün ve KYB. 2018 / 33917 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 9/1. maddesinde “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.” ve anılan maddenin 3. fıkrasında “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, itiraz merciince erişimin engellenmesi talep edilen haberlerin başvuranın halk nazarında küçük düşürecek ve kişilik haklarını ihlâl edecek unsur bulunmadığı ve içeriklerin haber niteliğinde bulunduğundan bahisle başvurunun reddine karar verilmiş ise de talepte bulananın bahse konu olay nedeni ile yargılandığı ve beraatine karar verildiği İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2008 tarihli ve 2006/450 esas, 2008/847 sayılı kararının Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 18/09/2013 tarihli, 2013/7449 esas, 2013/9287 karar sayılı ilâmı ile onanmış olması karşısında söz konusu internet sitelerinde yayınlanan yazıların ilgilinin şeref ve haysiyetini ihlâl edici ve kişilik haklarını zedeler mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuranın, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden 03.08.2017 havale tarihli dilekçesi ve ekindeki internet sayfa çıktıları ile birlikte www......com.tr, www......com.tr, www.....tr, www.....tr ve ....tr internet siteleri üzerinden URL adreslerini vermiş olduğu sayfalarda kendisi hakkında kimliğin ve yaşını açıkça belli edecek şekilde yapılan "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl hapis", "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl", "Taciz iddiası ile 3 kişi tutuklandı" ve "Tacizcilere 56'şar yıl" başlıklı haberlere erişimin engellenmesini talep ettiği, başvuruyu değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 2017/3162 D.İş. Sayılı kararla; haberin basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığı, ayrıca başvuranı halkın nazarında küçük düşürecek ve kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte bir haber yapılmadığı gerekçesiyle, erişimin engellenmesi talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine bu kez İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 11.08.2017 tarihli gerekçesiz kararla, kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma gerekçesinde; henüz kesinleşmemiş ve itiraz yolu açık olan, ayrıca itiraz edilmiş bir karar olan İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/08/2017 tarihli ve 2017/3162 değişik iş sayılı kararından bahsedilmekte, itiraz merciince verilen karar hakkında her hangi bir açıklamada bulunulmamakta, öte yandan haberin kişilik haklarını ihlal ettiğinden bahisle bozulması talep edilmekte, Dairemizin somut olayla benzer mahiyette bir davada vermiş olduğu 05.06.2017 tarihli, 2016/15510 E.- 2017/5325 K. sayılı "unutulma hakkı" konulu güncel kararı ile benzer şekilde, haberin "basın özgürlüğü" sınırları içinde değerlendirilemeyeceği, öte yandan "unutulma hakkı" sınırları içinde kaldığı, başvuranın talebinin bir "erişimin engellenmesi" talebi olarak kabul edilip kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesinde belirtilen bozma nedeni yerinde görüldüğünden, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2017 tarihli ve 2017/3162 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre işin esasını ve yazının ifade ve basın özgürlüğü sınırları içinde kalmadığını tespit eder mahiyette bir karar olmasından hareketle;
http://www......com.tr, http://www.....tr, http://www.....tr ve http://arşiv......com.tr isimli internet sitelerinde yayımlanan "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl hapis", "Mendilci kızları tacize 56'şar yıl" , "Taciz iddiası ile 3 kişi tutuklandı" ve "Tacizcilere 56'şar yıl" başlıklarıyla yayımlanan yazıların yer aldığı URL adreslerine erişimin engellenmesine, kararın gereğinin, 5651 sayılı Kanun'un 9. vd. maddeleri gereği "Erişim Sağlayıcıları Birliği" tarafından yerine getirilmesine, 05/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy