5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nın anılan Kanun'un 63/10-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli ve 2017/56 esas, 2017/1027 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/04/2018 gün ve 94660652-105 -55-3457-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2018 gün ve KYB 2018-34900 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şeklî olarak değil, hem maddî olay, hem de hukukî yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre aynı eylemden dolayı diğer sanık ... hakkındaki Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli kararına karşı yapılan itirazın sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve 2017/424 değişik iş sayılı ile kabul edilerek anılan mahkûmiyet kararının kaldırılmasına karar verildiği, sanığın savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilmemesi karşısında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararı doğrultusunda kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma gerekçeli karar tebligatı da yapılmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu kararların kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy