Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ün 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli ve 2016/601 Esas, 2016/1191 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/04/2018 gün ve 94660652-105-07-1552 -2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2018 gün ve KYB.2018/34714 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle,... 2. İcra Müdürlüğünün 2015/8871 sayılı icra dosyasında düzenlenmiş olan 26/10/2015 tarihli taahhütname ile işlemiş faiz olarak 496,91 Türk lirası; işleyecek faiz olarak 813,58 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizlerin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
26/10/2017 tarihli taahhüt tutanağında, taahhüt tarihi itibariyle işlemiş faizin 496,91 TL ve taksitler süresince işleyecek faizin de 813,58 TL olarak ayrı ayrı gösterildiğinin anlaşılması karşısında, işlemiş veya işleyecek faiz konusunda bir belirsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.