1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/11/2017 tarihli ve 2017/9298 Soruşturma, 2017/4182 Esas, 2017/3426 Karar sayılı iddianamenin iadesine dair İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2017 tarihli ve 2017/481 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarihli ve 2017/1032 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/04/2018 gün ve 94660652-105-31-1255-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2018 gün ve 2018/35451 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Sanığın muvazzaf askerlik görevi sırasında bağlı olduğu askerî birlikten ayrılıp, süresinde geri dönmemiş olması nedeniyle firar suçunu işlediğinden dolayı İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede çelişki bulunduğu, şüphelinin birliğine katıldığına ilişkin bilgi bulunmadığı ve ceza ehliyeti bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden bahisle İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesince iade edilmiş ise de, sanığın suç teşkil eden eyleminin ne olduğunun iddianamede belirtildiği, askerliğe elverişli olduğu, ceza ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak sonucuna göre dava açılmasının gerekli olmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Şüphelinin psikiyatrik muayenesi için 09/07/2017 tarihinde sevk edildiği İskenderun Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinden kanuni süresi içerisinde birliğine dönmeyerek firar durumuna düştüğü anlaşılmakla birlikte; şüphelinin hali firarda iken başka bir suçtan yakalanarak Urfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kapatıldığı ve şüpheli sıfatı ile müsnet suçtan ifadesinin alındığı bununla birlikte şüpheli hakkındaki yakalama tutanağının aslının ya da onaylı suretinin getirtilmediği, bu itibarla şüpheliye yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar ve izin tecavüzü gibi mütemadi suçlarda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olmaları ve mevcut soruşturma dosyasında bu hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu gerekçeyle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.