Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...’un 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair...1. İcra Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli ve 2017/498 Esas, 2017/463 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, sanığın beraatine ilişkin mercii...2. İcra Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli ve 2017/37 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/05/2018 gün ve 94660652-105-34-2754-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2018 gün ve KYB.2018-41529 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine...1. İcra Müdürlüğünün 2016/12534 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiği, sanığın 16/12/2016 tarihli ödeme taahhüdünde bulunduğu, alacaklı vekili tarafından taahhüdün kabul edildiği, ancak sanığın taahhüdünde belirttiği tarihte ödeme yapmaması sebebiyle alacaklı vekili tarafından şikâyette bulunulduğu,...1. İcra Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine itirazı inceleyen mercii tarafından, Anayasanın 38/6 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin eki 4 Nolu Protokol’ün 1. maddesi gereğince sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde kişinin özgürlüğünden alıkonulamayacağından bahisle itirazın kabulüne ve sanığın beraatine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 21/11/2002 tarih ve 2000/415 esas, 2002/166 sayılı kararında belirtildiği şekilde, icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartının borçlu tarafından ihlâli eyleminin 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesiyle, sözleşmeye dayalı bir borcun ödenmemesi nedeniyle değil, borçlunun haczedilen malının satışının taksitle ödeme teklif ve taahhüdü gerçekleşene kadar ertelenmesine ilişkin, resmî makamlar huzurunda verilen taahhüdün makbul bir sebep olmaksızın yerine getirilmemesi nedeniyle yaptırıma bağlandığı, burada korunan hukukî yararın, kişilerce devlet kurumlarına verilen sözlerin tutulması ve kamu otoritesine olan itimadın sarsılmaması olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,...2. İcra Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli ve 2017/37 Değişik İş sayılı kararının CMK’nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.