MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141, CMK’nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak ve sanığın hangi söz ve davranışının küfür ve çirkin tezehürat oluşturduğu açıklanmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1-Sanık hakkında Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen ön ödeme emrine ilişkin tebligatın, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapıldığının anlaşılması karşısında, kovuşturma aşamasında sanığa usulüne uygun olarak önödeme tebliğ edilmeden kovuşturmaya devam olunması,
2-Zorunlu müdafiiliğe ilişkin şartların bulunmamasına karşın, soruşturma aşamasındaki müdafilik ücretinin CMK'nun 324/1. maddesine aykırı olarak yargılama giderleri arasında gösterilmemesi,
3-5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
4-Hakkında adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarının seyirden yasaklanma tedbirinin süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanması gerekirken, mahkemece kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarından seyirden yasaklanmasına karar verilmesi,
5-Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tebrinin bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.