MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünün, 12.01.2015 tarih, 2015/61 sayılı yazısında sanıkların yönetim kurulunda bulundukları kooperatifin Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/ 455 Esas, 2004/108 Karar sayılı kararına istinaden 26.03.2010 tarihinde terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla, anılan Mahkeme dosyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkine ilişkin evrakları celp edilip kooperatifin 1163 sayılı Kanunun 81/1-6. maddesi uyarınca münfesih olup olmadığı Mahkemece değerlendirilmeden, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-Asıl dosyanın sanıklarında olup, hakkında beraat kararı verilen ...'ın cezaevinde bulunduğu tarihler ile asıl ve birleşen dosyanın sanıklarından ...'un yurt dışında bulunduğu tarihler birlikte değerlendirilmek sureti ile, suç tarihlerinde kooperatif anasözleşmesinin 71/6-7 maddeleri uyarınca, yönetim kurulunun toplantı ve karar yeter sayısına sahip olup olmadığı değerlendirilmeden sanık ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanunun Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-1163 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinde yer alan "Bu madde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez" hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesinde yer alan "Bu Kanun'un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK’nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, adli sicil kaydında gözüken sabıkasının silinme şartları gerçekleşen sanık ... ile daha önce hapis cezasına mahkum olunmamış olan sanık ... hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca TCK'nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ''01.07.2013, 01.07.2014'' yerine ''30.06.2013, 30.06.2014'' olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.