MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1) Sanığa ait 04.08.2008 tarihinde kesinleşen cezanın doğrudan verilen adli para cezası olması karşısında sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının, süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının kesin nitelikli adli para cezası olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3) Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy