MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5187 sayılı Kanun'un 21/c-son maddesi gereği hükmedilen 10.000 TL adli para cezası üzerinde TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranındaki indirim sonucunda neticeten 8333 TL bulunması yerine, hesap hatası yapılarak 9834 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, sanıklar hakkında kurulan hükmün TCK'nin 62. maddesine dair uygulama yapılan 2- numaralı maddesinde yazılı "9834 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "8333 TL" ibaresi konulmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy