MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken ve yine Dairemizin, 18.12.2017 tarih, 2015/14273 Esas, 2017/11216 Karar sayılı ilamı ile ; ''sanık hakkında 02.11.2012 tarihli eylemi bakımından açılan davanın yapılan yargılaması uyarınca, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 07.05.2013 tarih, 2013/152 Esas, 2013/150 Karara sayılı dosyasında birleştirme kararı verilerek, 04.12.2012 ve 18.12.2012 tarihli eylemleri bakımından açılan Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2013/251 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek yargılamanın 2013/251 Esas sayılı dosya üzerinden devam ettiğinin anlaşılması karşısında, mevcut iddianame içerikleri uyarınca birleşen dosya ile birlikte hakkında üç ayrı mahkumiyet talep edilen sanık hakkında verilen iki ayrı mahkumiyet kararının hangi eylemlere yönelik olduğunun denetime olanak sağlayacak şekilde gerekçede gösterilmemesi'' gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmesine karşın, bozma sonrasında yapılan yargılama uyarınca verilen mahkumiyet kararında yine bozma ilamında belirtilen yönde açıklama yapılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
Hükmün birinci fıkrasında 7258 sayılı Kanunun 5/2. maddesinin sanık hakkında 2 kez uygulanmasına karar verildiğinin belirtilmesine karşın, hükmün ikinci fıkrasında sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulandığının belirtilmesi sureti ile infaz olanağı bulunmayan anlaşılmaz şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.