MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5684 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan poliçe aslının şirket kayıtlarında bulunmadığına ilişkin tasfiye halindeki Hür Sigorta A.Ş.' nin müzekkere cevabı ve söz konusu poliçe adına düzenlenen tanık ...'ın; ''...sanık ...'ün diğer sanık Gülşen'e acentelik ünvan ve yetkisini kullandırıp kullandırmadığını bilmiyorum. Sahte olarak ortaya çıkan sigorta poliçesinin pazarlığını sanık Gülşen ile yapmıştım. Sigorta prim ücretini yine Gülşen'e verdim. Sigorta priminin ücretini öderken Yurdagül'ün orda olup olmadığını şu an da hatırlamıyorum...'' şeklindeki mahkeme huzurundaki beyanı karşısında; sanığın hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilen Gülşen'in eyleminden haberdar olduğuna dair mahkumiyetine yeterli, tam, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği nazara alınarak, üzerine atılı suçtan, sanığın beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanğın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.