MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... adına vekaletnameye istinaden davadan veya kanun yollarından feragat etmeye yetkili olduğu anlaşılan sanık müdafiinin, hükümden sonra 15.01.2018 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği anlaşıldığından; sanık ... yönünden kurulan hükme hasren yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mahkemenin, 07.10.2015 tarihli hükmü verdikten sonra yetkisi olmadığı halde hükmün esasına ilişkin verdiği 19.10.2015 tarihli ek kararın, hukuken geçersiz olup yok hükmünde bulunduğunun kabulü ile vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Marka Hakkına Tecavüz suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy