MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre;
1- Ticareti terk suçu aynı ticari işletme için bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı ticari işletmeyi Kanunda belirtilen yükümlülüklere riayet etmeksizin birden fazla terk etmek mümkün değildir. Zira suçun konusu tektir ve tek olan konu aynı ticari işletmedir.
Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, şikayetçisi ve şikayet tarihleri aynı olan İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2013/569 ve İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2013/654 Esas sayılı dosyaları ile açılan davalarda incelenen dosyanın hüküm tarihinden önce aynı suçtan mahkumiyet hükümleri kurulduğu UYAP ortamında yapılan incelemede anlaşılmakla, anılan dosyalar getirtilip incelenerek kararların kesinleşip kesinleşmediği ile her iki dava dosyasının aynı ticari işletmeyle ilgili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra ve Dairemizin 2018/4401 Esasında kayıtlı olup aynı tarihte incelenerek hükmünün bozulmasına karar verilen İstanbul 24. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2013/503 Esas sayılı davasının da aynı sanık hakkında ve aynı ticari işletmeyle ilgili olduğu anlaşılmakla hükmü incelenen bu dava ile birleştirilip, aynı ticari işletmeyle ilgili eylemlerin tek suç oluşturacağı da dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44.maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
a- İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
b- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
c- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
d- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uyuşmazlıkta bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden; mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, şikayet tarihi olan 2013 Aralık dönemine ait vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, borçlu şirketin şikayet tarihi itibariyle ticaret sicilinde kayıtlı adresinde zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy