Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 22/09/2016 tarihli ve 2016/341 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2017/218 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 31/05/2018 gün ve 94660652-105-07-3913-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2018 gün ve KYB.2018/49150 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmediğinden bahisle takibin kesinleşmediğini ileri sürerek yapmış olduğu 14/11/2016 tarihli itirazının reddine ilişkin Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 15/11/2016 tarihli ve 2014/6519 esas sayılı kararına yönelik yapılan itirazın kabulü ve Müdürlük kararının iptaline dair Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 12/04/2017 tarihli ve 2016/1156 esas, 2017/257 sayılı kararı göz önüne alındığında; henüz takip kesinleşmeden taahhütte bulunulması nedeniyle suçun yasal şartlarının oluşmadığı, borçlunun vermiş olduğu 02/06/2015 tarihli ödeme taahhüdünü ihlal etmesinin henüz ortada kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından suç oluşturmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Borçlu ...’in 18.06.2014 tarihinde aleyhine yapılan şikayete konu icra takip dosyasına Menderes İcra Müdürlüğü aracılığıyla itiraz etmesi üzerine, asıl icra dosyasının bulunduğu Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nce 03.07.2014 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, ancak; borçlunun icra dosyasına gelerek 02.06.2015 tarihli dilekçesi ile daha önce yaptığı itirazından vazgeçmek suretiyle ödeme taahhüdünde bulunduğu, bu nedenle hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 20/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy