MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Borçlu ticaret şirketinin 28/06/2012 havale tarihli şikayetten önce 19/07/2011 tarihinde tasfiye kararı aldığı ve 23/08/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde tasfiye kararının ilan edilmiş olması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında bu gerekçe ile beraat kararı verilmesi gerekirken, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/02/2012 tarih, 2011/505, 509, 513 Esas, 21/02/2012 tarih, 2011/506, 510, 511, 621 Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere “tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, sorumlu oldukları şirketlerin ticareti terk etmeleri halinde; İcra ve İflas Kanununun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisnaya yer verilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı kanunun 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı” yönündeki ulaşılan sonuç gözetilmeden ticari şirketlerin ticareti terk değil bunun yerine infisah ve tasfiyelerinin öngörüldüğü gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.