MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, sanık ... hakkında 21.10.2011 tarihli iddianame ile TCK'nin 165/1. Maddesinde yazılı "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan açılan kamu davasında yerel mahkemece zamanaşımı süresi içinde bir hüküm kurulması mümkün görülmekle, sadece 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükümler hakkında gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi Gümrük Müdürlüğü vekilinin, sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan beraat hükümlerine dair sunduğu temyiz istemi yönünden;
Açılan kamu davasının niteliğine göre, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ve ilgili kanunlarda da açılan kamu davasına katılması hususunda özel bir hüküm bulunmayan, dolayısıyla hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın TEMYİZ İSTEMİNİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Başkaca temyiz isteğinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören ve duruşmalara çağrılmayan fakat kendisine gerekçeli kararların tebliğ edilmesine rağmen katılma talebi olmayan ve hakkında usulüne uygun katılma kararı alınmayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun suçtan zarar gören yerine katılan sıfatıyla yazılması, mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafiinin vekalet ücretine dair temyiz istemi yönünden;
Sanıkların işlettikleri Zafer İletişim adlı işyerinde ele geçirilen 51 adet cep telefonundan 12 adetinin IMEI numarasının kopyalanmış (klonlu) olduğunu belirtilmesi karşısında, kopyalama işleminin yapıldığına dair delil elde edilmese de elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihazları satışa arz etmek veya bulundurmak eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'un 55/1. maddesinden cezalandırılmaları yerine beraat hükmü kurulması, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre vekalet ücretine hasren yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine CMK'nın 324/1 ve karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükme “Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 1.800 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” biçiminde yeni bir fıkra eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne dair sanığın sunduğu temyiz istemi yönünden ise;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, eyleminin 5809 sayılı Kanun'un 55/1. maddesi göndermesiyle 63/9. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; atılı suçun alt ve üst sınırları göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 75. maddesi gereği ön ödemeye tabi suçlardan olduğu anlaşılmakla,
Soruşturma aşamasında sanığa ön ödeme işlemi tebliğ edilmeden kamu davası açılması karşısında; mahkemece TCK'nın 75. maddesi gereği sanık için adı geçen maddede yazılı adli para cezasının alt sınırından hesaplanacak ön ödeme teklifinde bulunulmasıyla aynı maddede yazılı 10 günlük süre içinde ön ödeme şartının yerine getirilmesi beklenerek, sonucuna göre açılan kamu davasının düşmesine veya devamına karar verilmesiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, ön ödeme işlemleri yerine getirilmeksizin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu sanık hakkındaki yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy