Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin 29/06/2017 tarihli ve 2016/1078 Esas, 2017/645 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/06/2018 gün ve 94660652- 105-35-5438- 2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2018 gün ve KYB.2018-55540 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; her ne kadar sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin 29/06/2017 tarihli kararının gerekçesinde, şikayetçinin sanık hakkında icra takibinde bulunduğu, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı taraf ile sanığın borcun belirli bir tarihte ödenmesi konusunda icra memuru huzurunda anlaştıkları, borcun ve fer'ilerin ayrıntılı şekilde hesaplanarak taahhüt alındığı, sanığın geçerli bir sebep olmaksızın ödemesi gereken borç miktarını ödemediği anlaşıldığından bahisle İcra İflas Kanunu 340. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, karar gerekçesinin somut olayla bağdaşır nitelikte olmadığı, İzmir 16. İcra Dairesinin 2015/18670 Esas sayılı dosyasında gerekçede belirtilen ve borç ve fer'ileri kapsayan bir ödeme taahhüdünün yer almadığı anlaşılmakla; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulmasında, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin 29/06/2017 tarihli ve 2016/1078 Esas, 2017/645 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy