MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5977 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Tüzel Kişilere Özgü Güvenlik Tedbiri, İdari Para Cezası
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
1-) Şikayetçi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının sanık hakkında verilen beraat hükmüne dair temyiz istemi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.07.2018 tarih ve 2015/9-1191 E. 2018/328 K. Sayılı kararında ifade edildiği üzere; suçtan doğrudan zarar görmeyen ve ilgili kanunlarda da açılan kamu davasına katılması hususunda özel bir hüküm bulunmayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2-) Sanık müdafiinin sanığın yönetici ve temsilcisi olduğu tüzel kişi şirket hakkında verilen tüzel kişilere özgü iznin iptali (güvenlik tedbiri) ve idari para cezasına dair temyiz istemi yönünden ise;
Sanık ... yönetici olduğu tüzel kişi müdafiinin, idari para cezası ve üretim izninin iptaline dair itiraz kanun yolu açık olarak verilen karara karşı itirazı üzerine, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/124 D.İş. Sayılı itirazın reddi kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 01.12.2014 tarih ve 2014/22054 E. 2014/20123 K. Sayılı kararıyla "üretim izninin iptaline dair verilen kararın 5237 sayılı TCK'nın 60. Maddesi uyarınca bir güvenlik tedbiri olması, buna göre başvurulabilecek kanun yolunun temyiz kanun yolu olduğu" gerekçesiyle kanun yararına bozulması sonucunda, tüzel kişi müdafiince sunulan kanun yararına bozma dilekçesinde yazılı itirazları, tüzel kişi hakkında verilen güvenlik tedbirine karşı bir temyiz istemi olarak değerlendirilmekle,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun "Ceza hükümleri" başlıklı 15. maddesi; "...(3) Bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ithal edilen veya işlenen GDO’lardan elde edilen ürünleri, ithal izninde belirlenen amaç ve alan dışında kullanan, satışa arz eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kabul eden, nakleden veya bulunduran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır...
...(5) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde ve yararına olarak işlenmesi halinde, bu tüzel kişiye yüz bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir ve ayrıca tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur..."
Hükümlerini amirdir.
Hal böyleyken, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için Kanun'da yer alan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekmektedir.
Kamu davasına konu edilen somut olayda; sanığın yönetici ve temsilcisi olduğu özel hukuk tüzel kişisi şirket vekilinin, kakaolu fındık kreması üretme faaliyetinin izne tabi olup olmadığıyla verilen izin belgesinin bulunup bulunmadığının, geçerliliğinin ve varsa belgenin kapsamının kovuşturma aşamasında ilgili bakanlıktan sorulmadığı yönündeki savunması karşısında;
Mahkemece, 5977 sayılı Kanun'un 15/5. Maddesinde aranan "a-) Bu maddede yer alan suçlardan her hangi birisinin, b-) bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde ve c-) o tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi" şartlarının, (suçun mutlaka kamu davasında yargılanan sanık tarafından işlendiği şartı aranmaksızın) gerçekleşip gerekleşmediği hususunda, ilgili bakanlıktan izin belgesinin içeriği, süresi ve adı geçen tüzel kişinin faaliyetinin kapsamı, halen geçerli olup olmadığı sorulmak suretiyle yeterince araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik kovuşturma sonucu tüzel kişi hakkında idari para cezasına ve TCK'nın 60. maddesinde belirtilen iznin iptali güvenlik tedbirine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy