Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık ...'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 87/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Hava Kuvvetleri Komutanlığı 1 İnci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 17/03/2014 tarihli ve 2013/760 esas, 2014/143 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/06/2018 gün ve 8013 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2018 gün ve KYB. 2018-58154 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 6. fıkrasına son cümle olarak eklenen “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ...'e, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul edip etmediği sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilk kez 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinde yer verilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesine 4. fıkradan sonra yeni fıkralar eklenerek takibi şikayete bağlı olan suçlar nedeniyle hükmolunan bir yıl hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi olanağı sağlanmış aynı kanunun 40. maddesiyle de 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinde de değişiklik yapılarak denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla suça sürüklenen çocuklar ile 18 yaşını bitiren suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanması bakımından aynı şartlara tabi tutulmuştur. 8.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile CMK.nun 231. maddesinin 5. ve 14. fıkralarında yeniden değişiklik yapılarak 5. fıkradaki bir yıl olan hapis cezası iki yıla çıkarılmak, 14. fıkradaki suçun takibinin şikayete bağlı olması şartı kaldırılmak ve sadece Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar ayrık tutulmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulama alanı genişletilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kısmen 4616 sayılı 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartlı salıvermeye, dava ve cezaların ertelenmesine dair kanunun 1. maddesinin 4. bendindeki düzenlenmeye benzemektedir.
Anayasa Mahkemesi 18.07.2001 tarih ve 2004/4 Esas, 2001/332 Karar sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanunun 1. maddesinin 4. bendini özetle, hukuk devleti olmanın gereği olarak kişilerin gerçeği savunup aklanabilmelerine olanak sağlanmamasını Anayasanın başlangıç ile 2, 36 ve 38. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
İptal kararı üzerine de 4758 sayılı Kanunla yeniden düzenleme yapılarak haklarında kamu davasının kesin hükme bağlanmasını istemeyen sanıklar yönünden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasına olanak sağlanmıştır.
Şuhut Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak CMK.nun 231. maddesinde yapılan düzenlemede sanığa sadece itiraz olanağının tanınması, temyiz yasa yoluna başvuramaması Anayasanın 2, 12, 13, 15, 19, 36 ve 38. maddelerine aykırı görülerek CMK.nun 231. maddesinin 8. fıkrası ve bentleri ile 12. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi 12.03.2009 tarih ve 2008/45 Esas, 2009/53 Karar sayılı kararıyla itirazın reddine oyçokluğuyla karar vermiştir.
Uygulamada ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla da kanun koyucu tarafından 22.7.2010 tarih ve 6008 sayılı Kanunun 7. maddesiyle CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının sonuna “sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” şeklinde cümle eklenmiştir.
Adalet komisyonunda bu cümlenin eklenmesinin gerekçesi “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesiyle yargı yoluna müracaat halinde beraat edeceğini düşünen sanığın bu hakkı elinden alınmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları itiraza tabi olup, uygulamada itiraz merci kararları şeklen incelemektedir. Sanığın suçsuzluğunu ispat amacıyla kararı temyiz incelemesine götürmesi mümkün değildir. Bu sebeple sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı olduğunu beyan etme ve dolayısıyla temyiz mahkemesinde beraat etme hakkının elinden alınmaması düşüncesiyle cümle maddeye eklenmiştir.” şeklinde açıklanmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuçlarının sanıklara açıkça anlatılması ve sanıkların da bilinçli bir şekilde beyanda bulunmaları gerekir. Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz ilkesi, ceza kanunları için geçerli olup ceza muhakemesi kanununu kapsamaz. Duruşmanın üç ilkesinden birisi olan şifahilik ilkesi gereğince sanığa hak ve yükümlülüklerinin sözlü olarak anlatılması zorunludur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece sanığın duruşmaya davet edilmesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul edip etmediği sorulup, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığa bu husus sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 17/03/2014 tarihli ve 2013/760 Esas, 2014/143 Karar sayılı kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davanın esasını çözmediğinden CMK’nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 13/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy