Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’in 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ankara 14. İcra Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/580 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararını ve aynı suçtan sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2016/469 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararları aleyhine Adalet Bakanlığının 27/06/2018 gün ve 94660652-105-06-8624-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2018 gün ve KYB.2018-58162 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosyalar kapsamına göre; sanığın alacaklı ...'a olan borçlarına karşılık düzenleme tarihleri 25/05/2016 olan ve her biri 9.000,00 Türk lirası ödeme emrini içerir 3 adet bonoyu düzenlediği, ödeme tarihleri 25/07/2016 ve 25/08/2016 olan 2 adet bonoya ilişkin alacaklı vekili tarafından Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2016/18058 Esas sayılı dosyası üzerinden; ödeme tarihi 25/06/2016 olan 1 adet bonoya ilişkin de Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/13936 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icraya konularak anılan İcra Müdürlüklerinin ödeme emirlerinin sanığa tebliğ edildiği ve her iki dosyadan da 18/10/2016 tarihli taahhütnamelerle sanığın borçlarını taksitler hâlinde ödemeyi taahhüt ettiği, borçlunun borçlarını taahhütnamelerde öngörülen sürelerde ödememesi nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikâyetler üzerine borçlu sanık hakkında taahhüdü ihlâl suçundan açılan davalarda Ankara 5 ve 14. İcra Ceza Mahkemelerince her bir taahhüdün ayrı bonolara ilişkin olması nedeniyle ayrı ayrı her bir taahhüt için sanığın 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, somut olayda sanığın alacaklıya borçları nedeniyle tanzim tarihleri aynı, ödeme tarihleri farklı olan 3 ayrı bono düzenleyerek verdiği, her ne kadar bonolarda mücerretlik ilkesi geçerli ise de, 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında 3 farklı ödeme tarihini içeren bonolara konu borcun bir bütün olarak tarafları aynı olan tek bir borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16-188 Esas, 2009/205 Karar sayılı ilâmı ile, aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceğine karar verilmiş olması karşısında, yazılı şekilde sanığın her bir takip için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 14. İcra Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/580 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararla verilen tazyik hapsinden sonraki Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2016/469 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında yukarıda Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2016/469 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararıyla verilen tazyik hapsinin kaldırılmasına, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.