MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, İdari Para Cezası
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesine karşın, TCK'nun 53/5. maddesine aykırı olarak yasaklılık süresinin 3 yıl 4 ay olarak belirlenmesi ve diş hekimi olmayan sanık hakkında diş hekimliği hak ve yetkisinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hükümün TCK’nun 53/5. maddenin uygulanmasına ilişkin bendinden ''... diş hekimliği...'' ibaresi çıkartılarak, yerine ''...sağlık teknikerliği...'' yazılmak ve ''... 3 yıl 4 ay süreyle... '' ibaresi çıkartılarak, yerine cezanın da alt sınırdan verildiği de dikkate alınarak ''...1 yıl 3 ay süreyle...'' yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki idari para cezasına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; sanığın eyleminin kabahati oluşturduğundan hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/7. maddesinin "Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir." yönünde olduğu ve katılan vekilinin de anılan karara yönelik temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarih, 2018/371 D. İş sayılı kararı kaldırılarak dosya incelendi;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerilerine atılı kabahat eyleminin işlendiği 21/10/2011 tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kararın bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatliler hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.