MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2006 tarih, 2005/824 Esas, 2006/53 Karar sayılı ilamı ile sanıkların, aynı kooperatife ait 2005 yılı olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirmedikleri iddiası ile haklarında dava açıldığı ve mahkumiyetlerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kooperatife ait karar defterleri ile tüm genel kurul toplantı tutanakları usulünce getirtilerek, sanıkların hangi tarihte ve kaç yıl süre ile yönetim kuruluna seçildiği ile kooperatifin en son genel kurul tarihinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanıkların yönetim kurulunda bulunup bulunmadığı ile kooperatifin 1163 sayılı Kanun'un 81/1-6. maddesi uyarınca münfesih olup olmadığı tespit edilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1)TCK'nun 75/1-b-c maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılması, adli para cezası bakımından ise anılan Kanunun 52/2. ve 75/1-a maddeleri birlikte değerlendirmek sureti ile adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılarak önödeme miktarının belirlenmesi gerekirken, adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılmak sureti ile önödeme miktarının fazla tayin edilmesi,
2)16/02/2006 tarihinde 1163 sayılı Kanunun Ek 2/2. maddesi uyarınca verilen ve 647 sayılı Kanun 6. maddesi uyarınca ertelenen cezalara ilişkin bulunan ve 23/02/2006 tarihinde kesinleşen adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddesi uyarınca hüküm tarihinden itibaren 5 yıl içinde yeni bir suçtan mahkum olmaması nedeniyle vaki olmamış sayılan adli sicil kaydı dışında sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında, ''... daha önce kasıtı ve aynı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan...'' şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3)Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesi olarak TCK'nun 52/2. maddesi yerine, anılan Kanunun 50/2. maddesinin gösterilmesi
4)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''01/07/2011'' yerine ''01/2011'' olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy