MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın adli sicil kaydındaki en ağır ceza olan Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/272 Esas ve 2011/788 sayılı kararının tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/98 Esas ve 2011/953 sayılı cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2012 tarih, 2010/272 Esas 2011/788 karar sayılı ilamındaki kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan verilen cezanın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanığa tayin olunan hapis cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, “CGK'nın 07.06.2011 gün ve 2011/88-116 sayılı kararında belirtildiği üzere 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden aleyhe değiştirmeme ilkesinin infazda gözetilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy