MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırmacı avukat tarafından düzenlenen tarihsiz yazı ile, “müşteki şirketlerin yurtiçi temsilcilikleri bulunamadığından” bahisle dosya mahkemesine iade edilmiş ve bu suretle uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da; suçtan zarar gören tüzel kişilerin merkezleri yurt dışında olmakla beraber vekaletnamede uzlaşma yetkisi bulunan vekillerinin dava ve duruşmaları takip ettikleri de gözetilerek uzlaşma teklifinin katılan şirketlerin vekillerine yapılmasının gerekliliği karşısında; uzlaşma tekliflerinin yöntemince yapılmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak, suça konu taklit markalı çantaların müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy