MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Sanık hakkında işgal ve faydalanma eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 04.05.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 03.09.2011 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıllık olağan, 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen 27/04/2006 tarihinden karar tarihine kadar 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy