MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Marka Hakkına Tecavüz, 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) 4733 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıllık olağan, 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 17.09.2004 tarihine göre temyiz süreci içinde 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
2) Marka Hakkına Tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
556 sayılı KHK'nin sanığa atılı 61/A-c maddesinde cezai yaptırıma bağlanan eylemlerin düzenlendiği hükümler Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 gün ve 2005/15 - 2008/2 sayılı kararıyla; "556 sayılı KHK'nın itiraz konusu 9 ve 61. maddelerinde belirtilen eylemlere, 5194 sayılı Kanun ile değiştirilen 61/A maddesinde ceza yaptırımı öngörülmektedir. Suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. madde Anayasa'nın ikinci kısmının ikinci bölümünde yer aldığından bu konudaki düzenlemelerin kanun hükmünde kararname ile yapılması olanaklı olmadığı gibi, bu eylemlere ceza öngören maddenin Kanunla düzenlemesi de bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle, itiraz konusu 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının (b) bentleriyle 61. maddesinin anılan bentler yönünden incelenen (a) bendiyle (c) bendi Anayasa'nın 38 ve 91. maddesine aykırıdır. İptali gerekir" gerekçesiyle iptal edilmiş ve 01 Ocak 2009 tarihinden sonra 5237 sayılı TCK'nın 2. ve 5. maddelerinin de yer aldığı genel hükümlerin, özel Kanunlar açısından da uygulanmasının zorunlu olması ve Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı göz önüne alındığında sanığa atılı eylemin suç tarihi itibariyle suç olmaktan çıkarılmasından dolayı sanık hakkında beraat kararı verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy