MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması ve somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanıklar tarafından borçlu adına kayıtlı taşınmazların ve işyerinin muvazaalı olarak alacaklısını zarara uğratmak amacıyla devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, suça konu olan taşınmazlar hakkında tasarrufun iptali davası açılmamasının şikayet hakkının kullanılmasına engel olmadığı dikkate alınarak öncelikle borçluların şikayete konu olan taşınmazlar dışındaki mal varlığının diğer haciz ve rehinli alacakları karşılamasından sonra bu dosya alacağı için de yeterli olup olmadığı belirlenip karşılamadığının anlaşılması halinde, şikayet dilekçesinde belirtilen ve mahkemece belirlenebilir nitelikteki taşınmazlara ait satım sözleşmeleri ve iş yeri devrine ilişkin belgeler getirtilip taşınmaz ve varsa işyeri devrinin alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.