MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihlerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Görülmekte olan dava dosyasının eki olarak sunulan icra dosyası içinde bulunan 17.08.2015 tarihli temlik alacaklısı olduğunu beyan eden ... Varlık Yönetim A.Ş'nin vekili tarafından sunulan dilekçe İcra Dairesi tarafından kabul edilmiş ve alacaklı taraf olarak icra işlemlerinde ... Varlık Yönetim A.Ş devam etmiştir. Ancak söz edilen temlik sözleşmesi aslı veya onaylı örneği icra dosyası arasında görülmediğinden, temlik alacaklısı olduğunu iddia eden taraf ile şikayetçi taraf arasında düzenlenmiş bir temlik sözleşmesi var ise, sözleşmenin getirtilerek ve alacağı temlik alan davadan haberdar edilerek şikayetinin devam edip etmediği hususunun sorulması gerektiği,
Kabule göre de;
1-) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesinde yer alan; “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenlemesi nazara alındığında, uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekirken, uzlaşma hususunda müşteki vekilinden duruşma sırasında beyanı sorulup, uzlaştırma sağlanamadığından bahisle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Dava ve cezanın İİK'nın 354. maddesinde belirtilen hallerde düşeceğinin ihtar edilerek karar yerinde gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödemesi halinde sanığın tahliye edileceğinin hükümde gösterilerek sanığın yanılgıya düşülmesine yol açabilecek şekilde hüküm kurulması,
3-) Sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy