MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ön ödeme emrinin sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği yönündeki düşünceye, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan önödeme tebliğinin, sanığa soruşturma aşamasında 07.10.2014 günü bizzat tebliğ edilmesi karşısında iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." fiillerini işleyip işlemediğinin, sözleşme örneği üzerinde bayi kaşesi ve imzası bulunup bulunmadığının, ilgili operatörden sözleşme aslı veya onaylı bir örneği istenmek suretiyle üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumu hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12.07.2008 olarak yazılması karşısında; suça konu abonelik sözleşmesi incelenmeksizin verilen hükmün gerekçe kısmında sözleşmenin tanzim tarihinin 21.04.2011 olduğu belirtilerek kararda çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı ve katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy