MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı “ticareti usulüne aykırı terk etmek” ve "sermaye şirketinin iflasını istememek" suçlarının takibi şikayete bağlı olup; 12/03/2012 tarihli zabıta araştırmasında şirketin yaklaşık 4 yıl önce kapatıp adresten ayrıldığının tespit edilmesi, dosyaya getirtilen KDV beyannamelerinden şirketin en azından Ocak 2010’dan beri faal olmadığının anlaşılması ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen "şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında, şikayetçi vekilince İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 16/01/2012 tarihinde şikayette bulunulması nedeniyle, mahkemece sanıklar hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy