MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizin 15.02.2018 tarihli tevdii kararı ile; sanıklar hakkında şikayette bulunan ...’nın suç tarihi itibariyle katılan şirketi temsil yetkisi bulunup bulunmadığı hususunun katılan şirketten araştırılıp, varsa buna dair belgelerin denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesinin mahal mahkemesinden istenmesine karşı, katılan ...’nün (Hukuk Müşavirliği) 23.05.2018 tarihli yazısı ekinden, ...’nın katılan şirket bünyesinde çalışmadığı ve katılan şirketi temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmış olmakla;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, sanık hakkında suç tarihinde geçerli bir şikayetin bulunmadığı anlaşılmakla; açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ve müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.