5809 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık ... hakkında, Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2017 tarihli ve 2017/370 Esas 2017/743 Karar sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanığın temyizi üzerine;
Dairemizin 17/09/2018 günlü ve 2018/2402 Esas 2018/8945 Karar sayılı ilamıyla;
Sanığın kendisine 20.12.2017 tarihli karar duruşmasında tefhim edilen kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 28.12.2017 günü temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 17/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Dairemizin yukarıda ayrıntıları yazılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10/10/2018 gün 19 - 2018/16519 sayılı ve "itiraz" konulu yazısıyla;
"1- Sanık hazır bulunduğu oturumda yüzüne karşı 20/12/2007 tarihinde tefhim edilen hükmü 28/12/2018 tarihinde, yani tefhim tarihinden 8 gün sonra temyiz etmişse de, gerekçeli kararda sanığa temyiz süresinin 15 gün olduğu bildirilerek sanık yanıltılmıştır.
2- Yüksek Dairenin süreklilik arz eden (21/05/2018 tarih ve 2018/ 438 E. 2018/ 5994 K ve 30/04/2018 tarih ve 2018/ 2268 karar sayılı ilamlarında belirtildiği gibi) Sanığın bu yanıltılmadan yararlanarak temyizin süresinde olduğunun kabulü ile dosyanın temyiz incelemesinin yapılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenle:
1- İtirazımızın kabulü ile,
2- Yüksek 19. CD. Nin 17/09/2018 gün ve 2018/2402 Esas, 2018/8945 Karar sayılı RED kararının kaldırılması ve temyiz incelemesi yapılması,
3- İtirazımızın Yüksek Dairece kabul edilmemesi halinde, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur." şeklinde karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
A-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2018 gün KD - 2018 / 16519 sayılı itiraz istemi, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 308/3. maddesi uyarınca yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizin 17/09/2018 günlü ve 2018/2402 Esas 2018/8945 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının, yerel mahkemece sanığın yüzüne yapılan hükmün tefhimi sırasında bildirmiş olduğu temyiz süresinin "7 gün" yerine "15 gün" olarak yazılması nedeniyle, CMK'nın 308/3. maddesi gereği KALDIRILMASINA,
B-) Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre ve her ne kadar sanık, kendisine tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, Mahkeme tarafından temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek sanığın yanıltıldığı, bu nedenle, sanığın bu yanıltmadan yararlanarak hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça konu elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cep telefonlarının müsaderesi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy