... envanterindeki insansız hava araçlarının arıza durumlarına ilişkin bilgilerin sızdırılması suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/12/2017 tarihli ve 2017/115576 soruşturma, 2017/103993 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2018 tarihli ve 2018/1035 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/09/2018 gün ve 94660652-105-06-6259-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2018 gün ve KYB 2018/76894 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, Sözcü Gazetesi’nin 22/06/2017 tarihli sayısında yayımlanan ‘’Skandal! İHA’ların yarısı arızalı mı?’’ başlıklı yazı sebebiyle Kara Kuvvetler Komutanlığı envanterindeki insansız hava araçlarının arıza durumlarına ilişkin bilgilerin sızdırıldığına yönelik verilen soruşturma iznini müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca herhangi bir soruşturma yapılmadan, varsayıma dayalı olmayan her türlü şüpheden uzak yeterli delile ulaşmanın imkânsızlığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 07/06/2016 tarihinde yapılan toplantıya katılanlar ile birlikte, İHA’ların arıza durumunu o tarih itibariyle bilen şahısların HTS kayıtları temin edilerek, İHA’ların arıza durumuna ilişkin bilgiyi anılan haberi yazan gazeteci ...’e kimin verdiğinin tespit edilerek sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2018 tarihli ve 2018/1035 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 07/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy