Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'nun 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Nevşehir İcra Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/961 Esas, 2017/189 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2018 tarihli ve 2018/63 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 24/09/2018 gün ve 94660652-105-50-5917-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2018 gün ve KYB.2018-78903 ssayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/12/2015 tarihli ve 2015/16493 esas, 2015/8730 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 19/12/2014 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edilip takip kesinleşmeksizin sanığın ihtiyati haciz sırasında 17/12/2014 tarihinde ödeme taahhüdünde bulunduğu, söz konusu bu ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz olduğu,”
2- “2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17/12/2014 tarihli ihtiyati haciz esnasında alınan taahhütnamede toplam faiz olarak 411,10 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan, taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,” isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2018 tarihli ve 2018/63 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli (sanık) hakkında verilen tazyik hapsinin kaldırılmasına, bozma sebebine göre kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 08/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy