Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'un, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 110,175,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair...İcra Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2016/278 esas, 2017/186 sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/52 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/12/2017 gün ve 9778 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 gün ve KYB. 2017-71665 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/1. maddesinde yer alan ''İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında suçu düzenleyen 6728 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değiştirilen 5941 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin 09/08/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur…'' şeklindeki maddesi adli para cezasına dönüştürüldüğü, bahse konu olayda çekin bankaya 29/07/2016 tarihinde ibraz edildiği nazara alındığında, sanık hakkında suç tarihinde idari yaptırım sorumluluğu bulunduğu, sanığın eyleminin suç sayılmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık tarafından 29.07.2016 tarihi ile keşide edilen 100.000,00 Türk lirası bedelli çekin, kanuni ibraz süresi içerisinde bedelinin tahsili için bankaya ibraz edildiğinde çek bedelinin bankada bulunmaması nedeniyle "karşılıksızdır" işlemi yapıldığı, süresi içerisinde şikayet edilen sanık hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan ...İcra Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2016/278 esas, 2017/186 sayılı kararı ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 110,175,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair karar verildiği, anılan karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi nedeniyle sanık müdafi tarafından karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulduğu, yapılan itirazın...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/52 değişik iş sayılı kararı ile reddedilmesinin üzerine sanık müdafi tarafından kararın istinaf ve temyiz kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği düşüncesi ile ./..
ilgili kararın kanun yararına bozulmasının talep edildiği, talep üzerine Adalet Bakanlığının 14/12/2017 gün ve 9778 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 gün ve KYB. 2017-71665 sayılı ihbarnamesi ile suç tarihinde sanığın eylemi için idari yaptırım sorumluluğu öngörüldüğü, sanığın eyleminin suç sayılmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulmasının talep edildiği görülmüş ise de,
Sanık müdafi tarafından 24.07.2017 tarihli dilekçe ile kanun yararına bozma talebinde bulunulmasını müteakip ayrıca 16.01.2018 tarihinde de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine itirazda bulunulduğu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2018/318 Esas, 2018/509 Karar ve 16/02/2018 tarihli kararı ile...İcra Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2016/278 esas, 2017/186 sayılı kararında hak sahiplerinin kanun yolu konusunda yanıltıldığı, kararın istinaf kanun yolu incelemesine tabi olduğu ve istinaf kanun yoluna ilişkin değerlendirmenin ...Mahkemesi ilgili ceza dairesince yapılması gerektiği gerekçesi ile dosyanın ilk derece mahkemesine tevdiine karar verildiği,...Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince 04.04.2018 tarih, 2018/1372 Esas ve 2018/1271 Karar sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 6728 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile değişik 5. maddesinin 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, suça konu çekin 29/07/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği, bu nedenle sanığın beraati yerine mahkumiyetine dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ve dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,...İcra Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2018 tarih, 2016/278 Esas ve 2017/186 Karar sayılı kararı ile de sanığa verilen mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla tüm sonuçları ile ortadan kalktığı belirtilerek sanığa verilen adli para cezasının sanığa iadesine ve infaz evrakının...Cumhuriyet Başsavcılığından geri istenilmesine karar verildiği 5271 sayılı CMK'nın "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 309. maddesi uyarınca hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulabileceğinin açık olması karşısında Kanun yarına bozma talebine konu...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/52 değişik iş sayılı kararının istinaf kanun yolu incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, açıklanan nedenle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy