Karşılıksız çek düzenlemek suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişikliğin 31/12/2017 tarihinde yürürlüğe gireceği dolayısıyla görevli merciin Cumhuriyet Başsavcılığı olduğundan bahisle şikâyet dilekçesinin reddine dair İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarihli ve 2016/899 esas, 2016/519 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2017 tarihli ve 2017/290 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/01/2018 gün ve 10961 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2018 gün ve KYB; 2018-2419 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 30/03/2017 tarihli ve 2017/1189 esas, 2017/2913 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6728 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değiştirilen 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinin “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur…Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” şeklinde düzenlenerek, bu suçtan dolayı açılan davaların icra mahkemelerinde görüleceği, 2004 sayılı Kanun’un 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usûlüne ilişkin hükümlerin uygulanacağının açıkça hükme bağlandığı ve şikâyetlerin doğrudan icra mahkemelerine yapılması gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5. maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtiraz" başlıklı 353. maddesi uyarınca İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 11.11.2016 tarih, 2016/899 Esas ve 2016/519 Karar sayılı kararı ile şikayet dilekçesinin reddine dair verilen karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun itiraz kanun yolu olarak belirlenmiş olmasına rağmen, anılan karar içeriğinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmiş olması nedeniyle yapılan istinaf başvurusu üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince anılan karara karşı ancak İzmir Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden bahisle istinaf incelemesi talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere mahal mahkemesine iadesine dair kararını müteakip, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince " dosyanın görevli ve yetkili itiraz merciine gönderilmesine" dair karar verilmesi gerekirken, "itirazın reddine" dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, bu konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy